“Kalbinde yer yoksa guzelim, fark etmez ayakta da giderim.”

Ankara’da yuksek lisansimi bitirip, Istanbul’a donus yaptigim gunlerden birinde beni Garanti Teknoloji diye bir sirketten arayip is gorusmesine cagirdilar.
Buyuk bir heyecanla kabul ettim. Sonra babama donup su soruyu sordugumu hatirliyorum: “Baba Gunesli neresi?”

Iste hergun dunyanin bir ucundan – Erenkoy – diger ucuna – Gunesli – olan seyahatlerim boyle baslamis oldu. Garanti Teknoloji’de ise kabul edilmemin ardindan kendime kirmizi bir Honda Jazz aldim. Insanin ilk arabasiyla garip bir iliskisi oluyor. Hala ozlerim ara ara… Trafikte az dertlesmemisizdir kendisiyle 🙂
Simdi ben bu hikayeyi niye anlattim? Demem o ki taaa Erenkoy’den Gunesli’ye (ise servisle gittigim gunler haric) 4 seneyi askin bir sure boyunca tir soforleri ile birlikte, E5 te yanyana gittik. Kisacasi araba kullanmayi cetin kosullarda ogrendim.

Ingiltere’ye tasindigimizda araba almak gibi bir niyetimiz hic yoktu. Toplu ulasim cok yaygin, guvenilir ve rahat oldugu icin, hep toplu ulasimi tercih ettik. Ta kiii Leo dogana kadar. Cocugumuz olunca kapinin onunde bir araba durmasinin rahatligini fark ettik. Berk hemen sinava girip ehliyet aldi, ben de nasilsa onun ehliyeti var diye hic bu ise burnumu sokmadim. Trafigin tersten akma durumu yaya olarak bile beni zorladigindan, direksiyon basina gecmekle ilgili hicbir istegim olmadi acikcasi. Ne zaman ki, evimizi Putney’den Southfields‘e tasidik ve Leo’nun gittigi yuva Putney’de kaldi iste o zaman oyunun kurallari degisti. Birinin her sabah Leo’yu yuvaya birakip, aksamlari yuvadan almasi gerekiyordu. Her ne kadar toplu ulasim bir alternatif olsa da, yagmurda camurda, karda kista her daim toplu ulasimi tercih etmek cok olasi gorunmedi gozumuze. Erenkoy’den Gunesli’ye araba kullanabildiysem, ters yonde akan trafikte de kullanirim deyip ehliyet sinavina basvurdum.

image

Sinava girmeden once, ne kadar iyi sofor olursaniz olun, muhakkak bir hocayla calismaniz sart, yolu okumak, kurallari anlamak, trafik isaretlerini, akisi kavrayabilmek onemli… Ideali sinava gireceginiz bolgede pratik yapmak. Ehliyet sinavini ilk girisinde gecenlerin sayisi cok cok az. Cogu insan ikinci kez girmek zorunda kaliyor. Dolayisiyla direksiyon basinda kendinize ne denli guvenirseniz guvenin en az 2ser saatten 5 ders almaniz sart. Derslerin fiyati duz / otomatik vitesli arabalar icin degismekle birlikte, ortalama 25£. Yok ben bir arkadasimla calisirim diyorsaniz bu da mumkun, ancak arkadasinizin en az 3 senedir Ingiliz ehliyetinin olmasi gerekli. Ayrica siz de, daha once Esra’nin yazilarindan birinde degindigi gecici ehliyetinizi almis olmalisiniz. Ben oncelikle bizim eve yakin bir surucu kursu bulup, oradaki bir hocayla calismaya basladim. Cocuk genc, heyecanli bir tip, gozu surekli ben araba kullanirken telefonunda, baktim onunla olmayacak, Berk’in ve buradaki bircok insanin tavsiye ettigi bir surucu kursu olan Red Driving School ile iletisime gectim. Iyi ki gecmisim, inanilmaz iyi bir hocayla calismaya basladim. Bana sadece kurallari degil, gercekten guvenli araba kullanmayi ogrettigini hissettim ki, Leo’yla birlikte yapacagimiz seyahatlerde benim icin en onemli nokta buydu. Elisa Kosova’li, 20 kusur sene once buraya yerlesmis, 2 cocugu olan, 50 yaslarinda, super babacan, araya surekli Turkce kelimeler sikistirip beni cok gulduren ama isini de cok ciddeye alarak yapan super bir egitmen.

image

Aliskanlik iste her seferinde, saga donecegiz dediginde, once otomatik olarak sinyal verip, sonra aynalari kontrol ediyorum. Elisa bana donup soyle diyor: “Elif do you eat Baklava before Kebap?” (Baklavayi Kebap’dan once mi yersin?) Ayna kontrolu kritik, serit degistireceginiz, farkli bir yone sapacaginiz, arkanizdakinin yavaslamasina sebep olacaginiz, manevra yapacaginiz durumlarin hepsinde once ve siklikla ayna kontrolu yapmaniz bekleniyor. Ayna kontrolunu geciktirir ya da bir tanesini atlarsaniz, sinavda kalmaniz garanti. Diger sikinti, kendimce seri, Elisa’ya gore tehlikeli araba kullanmam. Gelis gidis bir yolda, karsidan araba geliyorsa, hizimi yaklasana kadar koruyor, baktim karsimdaki daha kararli yavaslayip yol veriyorum. Elisa kiyameti kopartiyor. Turkce olarak “yavas, yavas” diyor. Aslinda yavaslayacagimi, duruma hakim oldugumu goruyormus ama karsimdaki adama bunu onceden hissettirmem gerekliymis, bu sebeple adamin ustune ustune surmek yerine cok onceden yavaslamaya baslamaliymisim. Bir de direksiyon ters tarafta olunca yolu tam ortalayamama durumum vardi ki onu neyseki cabuk astik. Trafigin ters yonden akmasi caninizi sikmasin hic, garip bir sekilde en kolay adapte oldugunuz sey bu oluyor. Esas trafikteki suruculerin davranislari basil basina bir tez konusu ki, ben de tam olarak bu sebeple carsamba sabahi girdigim ehliyet sinavinda kaldim!!!

Red London buses Oxford Street West End Central London UK

Sinavim sabah 8:10 da, herkesin ise gittigi, yollarin en kalabalik oldugu saati tercih etmem iyi olmamis. Leo biraz rahatsiz gece uyumamisiz, inanilmaz uykusuzum ama gorev bilinciyle, sinavima hazirlanip, sabah 7ye ceyrek kala Elisa ile bulusuyorum. Son kez manevralari calisiyoruz. Sinavda 3 manevra sorusuyla karsilasabilirsiniz. Paralel park, U donusu, geri geri park etme. Sinav merkezine girmeden “show me tell me” sorularini calisiyoruz. Kaputu ac, motor yagini nasil kontrol edersin goster. Bu kisma iyi calistim gosteriyorum. Arabayi kullanmaya baslamadan once, sinavi yapan kisi size arabayla ilgili iki soru soruyor, bana “Lastigin basinci ne olmali ve nasil kontrol edersin?”/ “Frenin calistigini nasil test edersin?” sorulari geldi. Toplamda 20 soruluk bir soru bankasi var bu kismi gecmeniz icin o sorulara calismaniz yeterli. Sorulari yanlis cevaplarsaniz sadece “kucuk hata” yapmis oluyorsunuz. Bir de yola cikmadan, uzaktaki arabalardan birinin plakasini okumaniz isteniyor, gorme konusunda sikintiniz var mi yok mu anlamak icin, okuyamazsaniz sinava giremiyorsunuz, sorulan plakayi zar zor okuyorum, sanirim su sira bir goz kontrolune gitsem iyi olacak.

Sinav suresi yaklasik 35 dakika, 35 dakika boyunca 15 kucuk hata yapma hakkiniz var. Herhangi bir buyuk hata yaparsaniz, ki bu buyuk hataniz genelde yaninizdaki kisinin direksiyona ya da kendi ayaginin altindaki frene mudahelesi ile sonuclaniyor, kesin kaldiniz demektir. Isin garibi, sinavin 3. dakikasinda buyuk hatalardan birini yapip kalsaniz bile, sonuna kadar size hicbir sey soylemeyip degerlendirmeye devam ediyorlar. Bende aynen bu durumu yasadim ne yazikki…

Arabayi kullanmaya baslamamin uzerinden 5 dakika gecmis gecmemis, onumde acayip bir trafik var, bulundugum seritteki arabalar saga sinyal veriyor (ki kullanmaniz gereken ne olursa olsun, hep yolun solundaki serit), Fark ediyorum ki onumuz otobus seridi ve belli saat araliklarinda otobus seridini kullanmak yasak. Ohh diyorum iyi ki fark ettim, once aynalarimi kontrol edip sonra sinyalimi veriyorum. Zaten sag serit adim adim gidiyor, hatta cogunlukla duruyor, buldugum ufak bir bosluga hemen arabanin kafasini sokuveriyorum. Amanin o da nesi, yanimdaki sinav gorevlisi frene asiliyor. Ne oldugunu anlayamiyorum. Donup hafif kizgin bana diyor ki: “Sinyal vermis olman, sag seritteki en ufak bosluga arabani sokabilecegin anlamina gelmez, arkadaki araclari sana yer vermeye zorlayamazsin, onlar sana yol verir, yeterince bosluk olusur, sen o zaman gecersin” Sinav benim icin 5. dakikada bitiyor. Harcadigim onca para, emek, zaman cope gidiyor. Sinavin geri kalaninda tabii ki cok dikkatli, sakin ve en onemlisi saygili kullaniyorum. Toplam 5 kucuk hata ile sinavi bitiriyorum. Sinav gorevlisi 35 dakika sonunda bana donup, cok yazik oldu cok iyi araba kullaniyorsun ama en basta yapmis oldugun hatayi gormezden gelemem, o yuzden seni birakiyorum diyor. Icimde isyan bayraklari yukseliyor, sinav gorevlisini alip Istanbul trafigine sokmak, hatta Erenkoy’den Gunesli’ye goturup Garanti Teknoloji’nin karsisinda bir cayla & simit ismarlamak istiyorum:)

Saka bir yana, icinde yetistiginiz kulturun dinamikleri her yerde pesinizden geliyor. Biz ne yazikki, hak yiyerek yol alindigini tecrube etmis bir millet olarak zaman zaman ezilmemek icin ezmeyi tercih ediyoruz. Bu trafikte de, evde de, sokakta da benzer sahnelere sebep oluyor. Burada ise insanlar birbirine saygi duymayi, birbirinin sirasini kapmamayi kisacasi hak yememeyi ogrenerek buyuyorlar. Bu sebeple ben trafik tersten aktigindan degil ama hala o kosulda hakli oldugumu dusundugumden bu sinavdan kalmaya mahkumum. Bu yaziyi da Gunesli gunlerimden kalan bir kamyon arkasi yazisiyla bitiyorum: Kalbinde yer yoksa guzelim, fark etmez ben ayakta da giderim. 🙂

Reklamlar

3 Comments

  1. Bir süredir UK’e Ankara Antlaşması’na başvurmak için İnternet’e araştırma yaparken buldum sizi.
    Bu yazı belki bize cooook sonraları gerekecek ancak çok eğlenceli, okunmalık bir yazı olmuş…
    Yüreğinize sağlık
    Evşen…

    Beğen

  2. Geri bildirim: NEREDE KALMISTIK?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s