Size cok ozel bir davetimiz var!

Insan cocuk sahibi olunca hayati farkli bir bilinc seviyesinde yasamaya basliyor. Acaba cocuguma yapmasini ogutledigim seyleri ben yasamimda yapabiliyor muyum? Acaba bize baktiginda nasil bir anne / baba goruyor? Acaba bir arada oldugumuz kisitli zamanda onunla gercekten kaliteli vakit gecirebiliyor muyum? Acaba onu sahip olmasini istedigim degerlerle buyutebilmek icin baska neler yapmaliyim? En zor gorev anne, babalik… Kendinizi surekli mercek altinda tutmaniz gerekiyor. Sozleriniz ve davranislariniz birbirini tutmadigi anda, emin olun cocugunuzun ogrendigi sey soyledikleriniz degil, yaptiklariniz oluyor.

Bu uzun giris paragrafinin ardinda bir uyanis hikayesi var aslinda. Cocugumuz olduktan sonra, etrafimizdaki insanlari gozlemlemeye basladigimizda, cocuk yetistirmekle ilgili kulturel olarak cok temel farkliliklarimiz oldugunu kesfettik. En onemli farkliliklardan biri babalarin cocuklariyla kurduklari iliskiydi. Daha bebeklikten itibaren, sokaklarda gordugunuz yalniz baba – cocuk sayisi o kadar fazla ki.. Alt degistirme, besleme vb. akliniza gelebilecek tum konularda, belki de olmasi gerektigi gibi ama bizim cok da alisik olmadigimiz sekilde, aktifler. Haftasonu cocuklari genelde babalari parka goturuyor. Babalar gercek anlamda babalik ettikleri icin, annelerde hayattaki farkli rollerinde aktif ve mutlu olabiliyorlar. Ustelik babalara bu isi yaptiklari icin minnettar degiller, ozel bir tesekkure gerek duymuyorlar. Cunku anne & babalik kavrami her iki cinsin kafasinda da benzer sekilde kodlanmis. Cocuk ne de olsa ikimizin cocugu, bu yola ne de olsa beraber ciktik anlayisi hakim. Bu da toplumda daha dengeli anne & babalik, evlilik ve is yasam dengesi olusmasina katkida bulunuyor.

Bu gozlemlerin ardindan, biz de kendimize bir ayna tuttuk. Acaba biz bu dengeyi yakalayabilmis miydik? Berk cok ilgili bir baba, Leo’yla bir arada zaman gecirmeyi cok seviyor. Leo hayatimiza katildiktan sonra, sadece bir anne degil, bir es, bir is kadini ve Elif olarak hayatima devam edebilmemi sagladi. Onun varligi bana guc veriyor. Buraya kadar iyi gidiyoruz 🙂 Ancak gecenlerde hala seviye atlamamiz gereken muhim bir konu kesfettik.

Ev hanimligi diyerek cogunlukla kucumsenen isin aslinda ne kadar pahali, yorucu ve zor bir is oldugunun saniyorum artik hepimiz farkindayiz. Bir de literature yeni kazandirilan „Emotional labour“ yani „Duygusal isgucu“ meselesi var ki gercek esitligi yakalama yolunda hepimizin bu konuda dusunmesi ve yapmasi gerekenler var. Duygusal isgucu ozetle su, hani gun icerisinde isyerindeyken, eve donerken yolda, yada ayaklarinizi uzatmis tam da rahatlamayi planladiginiz bir anda beyninizi mesgul eden ve yapmaniz gereken bir dolu sey yuzunden sizi rahat birakmayan o arkadaki ses var ya! Heh iste o!

  • Evde bulasik deterjani bitiyor.
  • Leo’nun yuvada yedek kiyafeti kalmadi.
  • Aksam evde yiyecek birsey yok, ne pisirsem?
  • Haftaya misafir var, nevresim takimini yikayip utulemek lazim.

Bu liste bu sekilde uzayip gider… Siz de aslinda gercek anlamda bir saniye dahi rahat bir nefes alamazsiniz. Ve isin garibi sudur, beyniniz sizi herhangi bir anda bu kadar yormayi basarirken, muhtemelen esiniz o anda keyifle gazetesini okuyup, kahvesini yudumlamaktadir. Ve beyninin icinde mutlak bir sessizlik hakimdir 🙂 Bu farkindaligi ozellikle de kadin erkek esitligine onem veren ve cocugumuzu da bu dogrultuda yetistirmeye cabalayan birer ebeveyn olarak yasayinca, Berk kollari sivadi. Su duygusal is yukunun bir kismini almaya gonulluyum. Ne yapabilirim dedi? Ben de her gun beynimi oldukca mesgul eden, yemek kismini ona verdim. Ki basli basina bu kisim sadece yemegi pisirmeyi degil ayni zamanda asagida siraladigim beynimin icindeki sorulari da kapsiyordu:

  • Aksam ne pisirsem?
  • Evde hangi malzemeler var?
  • Dolapta son kullanma tarihi yaklasan birsey kalmis miydi?
  • Leo bu hafta balik yedi mi?

Duygusal is yukunu paylastiginizda size gercekten zaman ayirmak istediginiz seyleri yapmak ve sahip oldugunuz hayati cigerlerinize cekmek icin firsat kaliyor. Eve donus yolunda aksam ne pisirsem diye dusunmek yerine, yere dokulen yapraklarin ayaklarinizin altinda citirdamasini dinlemek, alisverise ayiracaginiz zamani cocugunuzla gecirmek gibi. Bir de ufak ipucu paylasayim, herseyin bir anda mukemmel olmasini beklemeyin… Bunca zaman duygusal isgucu alaninda uzmanlasmisken, isi henuz yeni devralmis birinden sizin seviyenize bir anda cikmasini beklemek insafsizca olur ancak sarf edilen caba ve niyet cok kiymetli. Bunun degerini bilin ve tadini cikarin.

Babalar cocuklariyla parktayken, cocuklarin gidip sularin icinde cirpindigini goruyorum bazen, ya da hava buz gibiyken, montlarini uzerlerinden cikarmis oluyorlar. Icimden ah annesi olsa boyle mi olurdu, ya bu cocuk hasta olursa simdi diye geciriyorum. Icimdeki ses duygusal isgucunu bugune dek paylasmama engel olan ses aslinda. Eger gercekten onem verdiginiz sey cocuklarinizin mutlak esitligi tadabilecegi bir gelecekse, o sese kulak vermeyin derim. Erkekler firsat verdiginiz zaman harikalar yaratabiliyor.

AE21F60C-D7EE-4347-877D-E958ABDC096E.jpeg

O zaman hazirsak esitlik yolundaki devrime evden basliyoruz 🙂

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s