Ankara Antlaşması Bölüm-4

IMG_5751

6 Kasım 2016’da Ankara Antlaşması Yazı Dizisi’nin 3. bölümünü yazarken ‘belki vizeyi aldıktan sonra bir bölüm daha yazarım’ diye belirtmişim. Aradan 1 sene 1 ay geçmiş neredeyse, 4. bölümü yazmanın zamanı geldi. Ankara Antlaşması ile ilgili yazdığım ilk 3 yazıyı aşağıdaki linklerden okuyabilirsiniz isterseniz, hem de bütünsel olarak bir bakış açısına sahip olmuş olursunuz.

  1. Ankara Antlaşması Bölüm-1
  2. Ankara Antlaşması Bölüm-2
  3. Ankara Antlaşması Bölüm-3

İlk 3 bölüm Ankara Antlaşması 1.Senesine hazırlık ve vizeyi ilk defa almak için neler yaptım, nasıl hazırlandım, bilgileri nasıl topladım gibi içerik ve mevzuatı anlattığım yazılardı. Bu 4.Bölümde ise benim için çok daha önemli olan 1 senin sonunda başvurulan uzatma vizesine nasıl hazırlandığımdan bahsediyorum.

Evet başvurumuzu sonunda yaptık ve uzatma için şu sıralar ortalama 6 ay sürecek olan karar sürecine girdik. İçim rahat çünkü ne dediysek yani ilk başvuruda business plan’a ne yazdıysam uymaya çalıştım. Tabii Planı %100 gerçekleştirmek neredeyse hiçbir projede olabilecek bir şey değil. Büyük oranda gerçekleştirdim dersem de bu büyük oran nedir ki? Çok muallakta bir açıklama olur bu, Evet. Bu nedenle ben konuya nasıl odaklandım, çalışmalarımı nasıl anlattım, delil olarak neleri verdim bunlardan bahsetmek daha doğru olacaktır.

Aslında bu süreçte çok öğrendim. Bloglardan, kişilerden, arkadaşlardan, hepsine çok teşekkürler şimdiden.

Home Office’teki Göçmenlik Bürosu Memurlarının zihninden bakacaksın konuya dedi mesela bir arkadaşım aylar önce. Ciro’nu tutturmuşsun hatta katlamışsın, ama adam nasıl tutturduğun ile ilgileniyor. Ben ilk başlarda az masraf yapayım dedim, hatta Türkiye’ye gittikçe, TR’den malzeme alırdım, e orada ucuz ya, akıl işte 🙂 Haha…neyse allahtan çabuk anladım ve arayı kapattım. Adamlar tabii iş yapmak için iş masrafı yapmanın önemine odaklanıyor. E biz de ilk defa şirket yönetiyoruz canım :):) Bu firma UK’de kalıcı mı yoksa değil mi? buna bakıyorlar yani. Siz gerçekten UK’de bir iş sahibi olmak istiyorsanız ozaman işinizi başlattığınız zaman masraftan da kaçınmıyor olmanız gerekir yoksa o iş gerçekçi ve kalıcı olamıyor. Mantık bu kadar basit. En az ciro kadar önemli bir alan bu iş masrafı konusu.

UK’de gerçek anlamda bir iş kurup onu devam ettirdiğimi göstermek için 3 maddeye odaklandım basit olarak. Dünyayı da yeniden keşfetmeden.

sales.jpgBirincisi ciro yani satışlar yani ne kadar fatura kestiniz. Müşterisiz iş olmaz tabii. Ne iş yaparsanız yapın müşteri sizin ürününüzü, servisinizi almaz ise o iş sürekli olamaz. Cironuzun yani müşteriye verdiğiniz hizmet ve ürünlerin karşılığında aldığınız para sizin satışlarınız. Toplam satışlarınızı her zaman kontrol edin ve arttırmak için elinizden geleni yapın. Tabii legal olarak 🙂 Cironuzun miktarı sizin yaşam şartlarınıza bağlı olarak yüksek veya göreceli düşük olabilir, ciro ikinci önemli odak noktası ile çok alakalı. Evet ikincisi iş masrafları, para kazanırken bunu para harcamadan yapmanız zor, ne kadar iş masrafınız var, mantıklı mı? Masrafların danışmanlık gibi bir işte bana göre yaklaşık olarak toplam cironun %10-15’i gibi olması makul. 30000 Pound cironuz varsa en az 3000 pound olması demek iş masraflarınızın. Bunun içinde hangi kalemler var? – Kırtasiyeden tutunda, kartvizitleriniz, printer, laptop hardware, software, üyelikler, eğitimler, kitaplarınız, yol masraflarınız, iş sigortalarınız, pazarlama expenses.jpgharcamalarınız mesela reklamlarınız, web servisi, domain, e-mail hizmetleri, hatta cep telefonunuza aldığınız iş amaçlı kullanacağınız app’ler – örneğin scanner. Yaptığınız işi daha iyi yapmanızı sağlayacak her türlü aktivite, eğitim, kitap, kurum üyeliği, ticaret odası üyelikleri gibi gibi. Özetle işiniz için yaptığınız tüm harcamalar. Üçüncüsü de karınız. Tabii İstanbul veya Londra Borsası’na kote olmuyoruz, HENÜZ 🙂 ama karlılık bir şirket için hayati bir hedef. Sizin dosyanızı kontrol edecek olan memur da uzatma vizesi vereceği kişinin iş işe ilgili meşguliyetinin gerçek olup olmadığına bakarken karlılığa da bakacak tabii. İlk yıl bir beklenti olmasa da, sıfır kar veya negarif kar göstermek de riskli. Ben sıfır kar göstermedim, vergi mi de verdim. Sıfır kar olayı biraz kurnaz hesabı gibi oluyor malesef. Aman kar göstermeyelim, vergi vermeyelim. E iyiydi, adam da zaten bunu anlamıyor hiç. Şunu hatırlatmak da fayda var burada UK’de vergi sistemini, herhangi bir devlet sistemini veya kurumunu aldattığınız da bunun geri dönüşü çok ağır oluyor. Vergi affı falan da yok burada. Cezanız neyse kesilir. Malesef demiyorum çünkü insan burada kendisini bu konularda güvende ve herkes ile aynı şartlarda yaşadığını hissediyor ve görüyor. Diyelim ki 30000 pound cironuz var, iş masrafları 3000 pound, kendinize maaş verdiniz, 15000 pound. Geriye ne kalır, 12000 pound. Dilerseniz 5000 pound dividend çekin, eğer limited şirketseniz 5000 pounda kadar vergi yok. career2Geriye kalan para yani 7000 pound kurumlar vergisi matrahınız olacaktır. Ben muhasebeci değilim bu arada, hatam varsa lütfen dikkate almayın, sadece beni bağlar 🙂  Bu durumda şirket karlı bir şirket. Şimdi bir de kişisel yaşam giderlerine bakacak memurumuz. Siz 15000 pound maaş artı 5000 pound kişisel kazanç elde ettiniz şirket direktörü olarak mesela, toplam 20000 pound. Bu para sizin 1 yıl boyunca (ya da ilgili mali yılınız için) kira, yemek, ev masrafları, giyecek, eğlence, sağlık gibi yaşamsal harcamalarınıza yetti mi? Bu da kritik ve odaklanılması gereken bir alan.

Bu arada, sisteme dışardan para girişi yaparsanız bunun gerçekçi bir açıklamasını hazırlayın. Öyle babam bana 30000 pound gönderdi falan gibi açıklamaları yemezler. Bu şu demek oluyor, UK’deki işiniz ile elde ettiğiniz kazancınız size yetmiyor, dışardan para enjekte ediyorsunuz. Bunun nerden geldiğini legal olarak açıklasanız da bu sizin UK’de sürdürülebilir bir iş yaratamadığınız anlamına gelecektir. Aman dikkat diyorum. Hatta TR’de kira geliriniz varsa bunun parasını da kendi hesabınıza göndermeyin derim, bu da aynı anlama gelebilir.

Neyse, büyük resimde, Satışlar, İş masrafları, Karlılık bu 3 kalem çok önemli. Ardından bütün bunların doğru dürüst dokümante edilmesine geliyor. Bu sene ilk defa yaptım ama muhasebecim dediki, ‘abi en rahat dosya seninkiydi, yaparken keyif aldım resmen’. Eee yıllarca bütçe, prosedür, dokümantasyon yaptık o kadar da olacak. Neyse ben dokümanlarımı sürekli update ettim. Bu şu demek; fatura mı kestim, hemen müşterime gönderdim, dokümante ettim, dosyama online ve hardcopy olarak kaldırdım. Masraflar için de aynısını yaptım, hepsini haftalık topladım. En çok sorun masraflarda olabilir. Eğer faturanızın peşine düşmezseniz bitersiniz. Bir tek fatura beni 2 ay süründürmüştü. Uçak bileti satan bir firma beni deli etti. Sattığı biletin faturasını en son çağrı merkezi direktörüne mail atarak alabildim. Tüm online faturalarımı folder folder sakladım ve tüm gelir ve giderleri aylık olarak da bir excell dosyası ile takip ettim. Bu sayede hem aylık olarak nasıl gidiyorum görebildim hem de sene sonunda rahat ettim.meetthetargets.jpg

Gelelim iş yazışmaları, teklifler, iş portföyünüz. Herşey fatura kesmek ve masraf yapmakla bitmiyor. Yaptığınız işin gerçekçi olup olmadığını da kanıtlamanız gerekir. Mesela iş yapığınız bir müşteriniz ile iş yapmadan önceki yazışmalarınız ve iş esnasındaki yazışmalarınız çok ama çok önemli.  Mümkünse iş sonrası irtibatta kaldıysanız bunları da dikkate alın. Hatta işi deliver ederken yaptığınız çalışmalar bile değerli. Mesela eğitim verdiniz benim gibi, eğitim esnasında çektirdiğiniz bir resim çok güzel bir delil. Veya eğitim sonundaki eğitim değerlendirme anketi bu da aynı şekilde değerli bir doküman aman es geçmeyin. Delive ettiğiniz eğitim mesela bu eğitimin kısa bir basılı versiyonu bunlar altın değerinde deliller. İş almasanız da iş almak için yaptığınız çabalar, yazışmalar, toplantılar, verdiğiniz teklifler bütün bunlar sizin iş aktiviteleriniz ve uzatma başvurusu için değerli bilgiler ve deliller. Neyin delili peki bunlar; burada ilk sene size karşı biraz tolerans var, dedim ya ilk sene çok büyük bir ciro beklemiyorlar. Ama cironuz yetersiz ise de neler yaptınız hangi iş aktiviteleri, toplantı, teklif, yani çabalarınıza bakacaklar. Çabalama da  yoksa ozaman malesef karar olumsuz olabilir. İşte bunlar olmasın diye çabalarınızı dokumante edin.

Bir önemli bilgi de, sahip olduğunuz kurumsal be bireysel banka hesaplarınız. Bütün dökümleri orjinal olarak saklamaya çalışın, yoksa gidip bankadan almanız gerekecek. Ben allahtan tamamını saklamıştım hepsi hardcopy geliyordu, hiç birisini atmadım. Bankaya gitmeden hallettim. Bireysel ve şirket tüm debit card ve kredi kartı dökümlerinizi de veriyorsunuz, ve teker teker incelenecek tamamı. Ne kazandınız, ne kadar harcadınız, bireysel ve kurumsal olarak bir birini bütünlüyor mu veriler, legal mi değil mi?

Gelir ve giderlerinizin aylara dağılımı da kritik. Son aylara kadar hiç birşey yapmayıp, son bir iki ay uçup kaçmaya çalışmak da dikkat çekici ve riskli bir durum olabilir. Tam tersi her ay bir firmadan aynı miktarda yapılan para girişi de açıklanması gereken bir durum. Bu tabii olabilir. Bir proje çalışması mesela, olabilir, ama bunun da dokümantasyonunu iyi yapın. Mümkün olduğunca farklı müşteriler edinin. Müşteri tabanınızı arttırmaya gayret edin.

Bu konuda yazacaklarım şimdilik bunlar. Farklı yeni bir tcrübe ve bilgi edinirsem tabii yine yazacağım. Facebook Sayfamızı buradan takip edebilirsiniz

Sevgiler – Burak Akalin – www.burakakalin.co.uk

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s